MERSİN_KADIN_GAZETESİ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

FAZIL SAY'A YAPILAN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ

FAZIL SAY'A YAPILAN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ

Tarih 17 Nisan 2013, 16:45 Editör Baki Uguz

Piyanist Fazıl Say'a "dini değerleri aşağıladığı" gerekçesiyle verilen hapis cezası sivil toplum örgütleri ve siyasetçilerden tepki görüyor. Cezayı eleştirenler kararı ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendiriliyor

Piyanist Fazıl Say’a “dini değerleri aşağılamaktan” 10 ay hapis cezası verilmesine sivil toplum örgütleri tepki gösteriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW), İnsan Hakları Derneği (İHD), Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Basın Konseyi, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Emek Partisi (EMEP) cezayı eleştirdi.
bianet’e konuşan Uluslararası Pen Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin karara şaşırmadığını, Türkiye yargısından daha iyisinin beklenemeyeceğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ceza kararının insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.  Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkan Yardımcısı Sevim Dağdelen ise kararı “skandal” olarak değerlendirdi.


AB Komisyonu: Endişeliyiz


AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic AB Kültür Elçisi Fazıl Say'a verilen ceza karşısında endişelendiklerini söyledi.
"AB Komisyonu, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda ifade özgürlüğüne tam saygı göstermesinin öneminin altını çiziyor."


Af Örgütü: Sıradaki siz olabilirsiniz


Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner kararın sosyal medya kullanıcıları açısından cesaret kırıcı olduğunu söyledi.
"Fazıl Say’ın mahkûm edilmesi kendisinin ifade özgürlüğünün açıkça ihlal edilmesi anlamına geliyor. Bu mahkumiyet kararının hayata geçmesini sağlayan da Türkiye’nin sert yasalarından biri. Bu vaka Türkiye’de twitter’ı ya da diğer sosyal medya araçlarını kullanan herkese cesaret kırıcı bir mesaj veriyor. Şöyle ki, yetkililerin hoşuna gitmeyen bir görüşünüzü dile getirirseniz sıradaki siz olabilirsiniz."
"Bu mahkûmiyet kararı, sadece fikirlerini ifade ettikleri için hapis cezası dâhil olmak üzere  bir dizi hak ihlaline karşı bireyleri savunmasız bırakan adil olmayan yasaları gözler önüne sermektedir. 4. Yargı Paketi ile gerçekleştirilmesi gereken reformlar konusunda başarısız olan hükümet, yasaları uluslararası insan hakları standartları ile uyumlu hale getirme şansını elinden kaçırdı.”


Basın Konseyi: Yargı paketleri çözüm değil


“Karar ülkemizdeki ifade özgürlüğü sorununun neden sadece 'Yargı Paketleri' ile çözülemeyeceğine önemli bir örnek teşkil etmektedir.  İfade özgürlüğünün yalnızca hoşa giden fikirler için olmadığının anlaşılması, demokrasimizin düzgün işleyişi için hayati önemdedir. Sorunun çözümü için neşter doğrudan yasalarda ifade özgürlüğünü kısıtlayan nitelikteki düzenlemelere vurulmalıdır.”


Dağdelen: Federal hükümet AKP’yle ilişkisini kesmeli


“Fazıl Say’a ve binlerce politik tutsağa verilen ceza Türkiye’nin otoriter İslami devlete gittiğini gösteriyor. Türkiye’de düşünce ve basın özgürlüğü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP’nin tehdidi altında. Avrupa Birliği’ne üyelik müzakereleriyle Türkiye’nin demokratikleşmesi söz konusu değildir. Federal Hükümet’ten isteğim, sanatçılar ve aydınlara yönelik politik takibattan ötürü AKP hükümetiyle sıkı ilişkilerine son vermeleridir."


EMEP: Sanatçılara gözdağı veriliyor


"Cezaevleri ağzına kadar 'terörist' diye damgalanan düşünce suçlularıyla doluyken, bunlara her geçen gün yenileri ekleniyor. AKP hükümeti, Türk ve İslam kimliğine ilişkin yapılan hiçbir değerlendirmeyi ve eleştiriyi cezasız bırakmıyor. Hükümetin bir vesileyle 'talimat verdim, gereğini yapacaklar' dediği yargı, bir yandan Say şahsında sanatçılara, aydınlara göz dağı vermekte, tehdit savurmakta, bir yandan da Say’ı hapse atmayarak, zevahiri kurtardığını düşünmektedir.


İHD: Düşüncelere pranga vurulamaz


“Türkiye sürekli olarak bir ileri iki geri adım atarak hukuki düzenlemeler yapıyor. Bu düzenlemeler Türkiye’nin otoriter, baskıcı devlet anlayışını değiştirmiyor, sürekli olarak biçim değişiyor öz aynı kalıyor. Fazıl Say gibi dünyaca tanınan değerli bir sanatçının, yine dünyaca tanınmış bir şairin şiirlerini sosyal medyada paylaştığı için cezalandırılması Türkiye’nin ifade özgürlüğüne vurduğu darbelerden birisidir.  
“Türkiye bir an önce düşünceleri cezalandırmaktan vazgeçmeli, bu utançtan kurtulmalıdır. Düşünceleri nedeniyle cezaevlerinde bulunanlar derhal serbest bırakılmalı, düşüncelerinden dolayı cezalandırılan insanlardan özür dilenip cezalar iptal edilmelidir. Düşüncelere pranga vurulamaz.”


Schoulgin: Türkiye yargısından daha iyi beklenmezdi


“Karar beni hiç şaşırtmadı. Türkiye yargısında zaten daha iyisini beklemezdim. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki konuyu sadece Say’ın şöhretli olması üzerinden tartışanlar asıl noktayı kaçırıyorlar. Say eğer Beethoven’ın 'Für Elise' yapıtını tek bir parmağıyla çalabilseydi bile bu karar yine insan hakları ve ifade özgürlüğü ihlali olurdu.”


Avrupa Basını Cezayı Eleştirdi

Fazıl Say’a verilen 10 aylık cezayı değerlendiren Avrupa basını, bu kararla ifade özgürlüğüyle ilgili endişelerin bir kez daha gündeme geldiğini yazdı.
Avrupa basını, Fazıl Say’ın “dini değerleri aşağılamak” suçlamasıyla 10 ay hapis cezası almasını “ifade özgürlüğü açısından endişe verici” olarak değerlendirdi.
Say hakkında “saygıdeğer bir piyanist ve besteci” tanımlaması yapan birçok gazete, New York, Berlin, Tokyo ve İsrail Filarmoni Orkestralarında çalmış olmasına da değindi.
Avrupa gazetelerine, Say’ın aldığı ceza şu yorumlarla yansıdı:

Daily Mail: Düşüncelerini söyledi, cezalandırıldı


Say, Türkiye’de düşüncelerini ifade ettiği için cezalandırılan entelektüel ve sanatçıların sonuncusu oldu. İslam ve ezanla ilgili yapılan şakalara verilen ceza, Müslüman ülkelerdeki haklar ve özgürlükler konusundaki endişeleri artırdı. Say, İslami kökenli hükümetin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da sık sık eleştiriyordu.


Financial Times: Azınlıklara hakarete ceza yok


Say dini değerlere hakaret etmekten suçlu bulundu ama Türkiye'de önde gelen isimler sık sık dini azınlıklara hakaret ediyor. Çoğunluğu Sünni Müslüman olan bu kişiler herhangi bir yaptırımla da karşılaşmıyor.


The Guardian: Sanatçılar hedef alınıyor


Türkiye'de sanatçı ve aydınlar fikirlerini söyledikleri için defalarca hedef alındı. Say'ın durumu Türkiye hükümetinin ifade özgürlüğüne karşı takındığı tutumla ilgili endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Say hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı açık bir şekilde eleştirmekten sakınmıyordu.


The Telegraph: Gazeteciler, avukatlar, vekiller tutuklu


Bir ateist olan Say, AKP’yi, gizli bir ajandası olduğu ve Türkiye’de muhafazakar değerleri yükselttiği gerekçesiyle sürekli olarak eleştiriyordu. Türkiye’de onlarca gazeteci, avukat, siyasetçi ve hatta milletvekili tutuklu. Birçoğu hükümete komplo kurmaktan ya da yasadışı örgütlerle bağlantı kurmaktan suçlanıyor. Başbakan Erdoğan hükümeti, muhalif sesleri mahkeme yoluyla susturmakla suçlanyor.

Bloomberg: Utanç verici


Mahkemelerin ifade özgürlüğünü bastırmasının Türkiye’de uzun bir tarihi var. şu anki hükümet de önceki bu tür uygulamaları kaldırmak yerine çok küçük değişikliklerle yerinde bırakıyor.
Başbakan Erdoğan da Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi de komedyenleri dava etti. Türkiye’de de Mısır’da da mahkemeler gerçekten bağımsız değil, derin şekilde politize olmuş durumdalar.


Deutsche Welle: Sanatçılar nasıl tepki verecek?


Türkiye’de son birkaç yılda Say’a yapılan kırıcı ve hakaret içeren saldırılar artmıştı. Say, “ajitatör” olarak adlandırılıyordu ve Türkiye’yi terk etmesi isteniyordu.
Eleştirmenler, Türkiye’deki sanatçıların bu ceza karşısında nasıl tepki vereceğini merak ediyor.


BBC: Dinin etkisi endişe verici


Bu karar, Türkiye'de dinin siyaset üzerindeki etkisiyle ilgili endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Kararı eleştirenler, iktidara karşı sesini yükselten sanatçı ve aydınlar hakkında adli takibat başlatıldığına işaret ediyor ve AKP’nin Türkiye'nin laik değerlerini yok edip İslamcıları teşvik etmekle suçluyorlar.


Article 19: Fazıl Say'a Verilen Ceza Bozulmalı

Piyanist Fazıl Say'ın twitter'da paylaştığı iletiler gerekçe gösterilerek mahkum edilmesine tepkiler sürüyor. Article 19 kararın bozulmasını isterken internette "Bizi de Fazıl Say" imza kampanyası yürütülüyor.
Article 19 piyanist ve besteci Fazıl Say’ın “dini değerleri aşağıladığı” gerekçesiyle on ay hapis cezasına çarptırılmasını kınadı. Article 19 ifade özgürlüğü adına Say için verilen cezanın bozulmasını istedi.
Cezanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ifade eden Article 19 Yöneticisi Agnes Callamard şunları söyledi:
“İnsanların diğer kişilerin saldırgan, aşağılayıcı ya da üzücü şekilde yorumlayabileceği yorumlar yapma ve görüşler paylaşma hakkı vardır. İnsanların din konusu da dahil olmak üzere düşüncelerini paylaşabilmeleri, kamuoyu tartışmalarına katılabilmeleri çok önemlidir.
“Çevrimiçi dünya ifade özgürlüğü için yeni olanaklar yaratıyor. Ancak bu alanı kontrol altında tutmak, meşru ifadeleri sansürlemek ve kamuoyu tartışmalarının önüne geçmek için daha fazla adım atılıyor. Fazıl Say’ın mahkumiyeti zaten ifade özgürlüğü konusunda kötü bir sicile sahip olan ülkedeki çevrimiçi ifade özgürlüğü üzerinde tehlikeli bir caydırıcı etki yaratmıştır.”
Article 19 Say’ın ateist olduğunu ifade ettiğini ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetine muhalif kimliğiyle bilindiğini belirterek mahkumiyetin ardındaki siyasi motivasyondan endişe duyduğunu açıkladı.
Article 19 Say hakkında mahkumiyetin bozulmasını ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 126. maddesinin tekrar gözden geçirilerek ifade özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin de dahil olduğu uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesini istedi.


"Bizi de Fazıl Say"


Say için internette imza kampanyası yürütülüyor. “Bizi de Fazıl Say” kampanyasında piyaniste destek verilerek “Sizin cehaletiniz rahat etsin diye kendimizi sansürlemeyeceğiz !” deniyor. Kampanyaya şu ana kadar 25 bin 171 kişi imzaladı. Kampanyaya ulaşmak için tıklayın.
Ayrıca sanatçı hakkında şu sitede de kampanya yürütülerek uluslararası kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor.  
* Article 19 ismini İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ifade özgürlüğünün korunduğu 19. Maddesi'nden alıyor. 1987'de kurulan İngiltere merkezli örgüt Amerika Birleşik Devletleri, Bangladeş, Kenya, Brezilya, Senegal, Meksika ve Tunus'ta faaliyet gösteriyor. (Bu haber, haber portallarndan derlenmiştir)

Bu haber 1196 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

TÜRKİYE

MUT ÜLKÜ OCAKLARI'NDAN BAYRAK YÜRÜYÜŞÜ

MUT ÜLKÜ OCAKLARI'NDAN BAYRAK YÜRÜYÜŞÜ Ülkü Ocakları Mersin Mut İlçe Başkanlığı tarafından Bayrağa Saygı yürüyüşü düzenlendi

'DEFOL GİT!'

'DEFOL GİT!' Cumhurbaşkanı Gül de Soma'dan kovuldu
NE KAFASI!21 Haziran 2016


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi