Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    MERSİN BÜYÜKŞEHİR’İN EV SAHİPLİĞİNDE ‘KIYI KENTLERİ ÇALIŞTAYI’ DÜZENLENDİ

    Mersin Büyükşehir Belediyesi ile

    Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde düzenlenen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı’ akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini ve farklı kurumlardan uzmanları bir araya getirdi. Çalıştayda kıyı alanlarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yerel yönetimlerin kıyı yönetimindeki rolü kapsamlı olarak ele alındı. Çalıştay’ın açılış konuşmasını Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yaptı.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde TBB Kıyı Kentleri Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı’; kıyı alanlarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile kıyı kentlerine yönelik yerel politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Akademisyenlerin, yerel yönetim temsilcilerinin ve farklı kurum ve kuruluşlardan uzmanların katıldığı çalıştayda; kıyı ve deniz ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu riskler, kıyı alanlarının planlanması, mavi ekonomi ve kıyı yönetiminde yerel yönetimlerin rolü gibi başlıklar çok yönlü olarak ele alındı.

    Çalıştayda; kıyının kamu yararına kullanımı, kamusal alanlar, kent hakkı, kıyıya erişim, engelli erişimi, mekânsal erişilebilirlik, kıyıların özelleştirilmesi, toplumsal eşitlik ve kentsel yaşam kalitesi gibi başlıklar gündeme geldi. Kıyı ve deniz ekosisteminin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve dayanıklılık kapsamında; iklim değişikliği, deniz su seviyesi değişimi, biyolojik çeşitlilik, çevresel kirlilikler ve doğa esaslı çözümler öne çıkan konular arasında yer aldı.

    Dr. Zorlu: “Kıyı kentleri için politika belgesi oluşturmayı hedefliyoruz”

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu, çalıştayın temel amacının kıyı alanlarına ilişkin yürütülen çalışmaların bir araya getirilerek, Türkiye genelinde yerel yönetimler için yol gösterici bir politika belgesi oluşturmak olduğunu söyledi. Kıyıların korunmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Dr. Zorlu, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; kıyıların korunması, ekosistemin desteklenmesi ve biyolojik çeşitliliğin artırılmasına yönelik çalışmaları çok önemsiyoruz” dedi.  Deniz suyu kalitesinin korunmasında atık su yönetiminin kritik bir rol oynadığını dile getiren Dr. Zorlu, “MESKİ aracılığıyla, ileri biyolojik arıtma tesisleriyle atık suların arıtılmasını sağlıyoruz. Bu kapsamda arıtma kapasitesini artırmak amacıyla, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) destekli 84 milyon avro krediyi içeren önemli bir yatırım paketiyle, bütüncül bir atık su yönetimi için arıtma tesislerimizin kapasitesini artırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Gelecek dönemde uluslararası projeler de sürecek”

    Kıyılara kamusal erişimin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de belirten Dr. Zorlu, vatandaşların sahilleri daha rahat kullanabilmesi için çeşitli tesislerin hizmet verdiğini söyledi.  Gelecek dönemde uluslararası projelerin de sürdürüleceğini kaydeden Dr. Zorlu, Avrupa Birliği’nin ‘Ufuk Avrupa’ programı kapsamında yürütülen projelerden de söz ederek, “Remedies 2.0 projesiyle, plastik kullanımının azaltılmasına yönelik önemli çalışmalar yaptık. Şimdi bunun devamı niteliğinde, Remedies 5.0 projesine konsorsiyum üyesi olarak dahil olduk. Projemiz önümüzdeki günlerde başlayacak. Bu, Avrupa’da birçok ülkenin katılımıyla gerçekleşecek önemli bir proje. Öte yandan kardeş şehrimiz Oberhausen Belediyesi ile de ortak bir proje gerçekleştiriyoruz. Bu proje kapsamında, Aşırı Yağış Eylem Planı hazırlanacak ve karşılıklı iş birliğiyle bu plan hayata geçecek” dedi.

    Prof. Ayas: “Kıyı alanları ve deniz ekosistemleri ciddi risk altında”

    Çalıştaya katılan akademisyenlerden Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, kıyı ve deniz ekosistemlerinin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kıyı alanlarının yalnızca sahil şeritlerinden ibaret olmadığını belirten Prof. Ayas, Mersin’de bulunan lagünlerin de bu ekosistemin önemli parçaları olduğunu vurgulayarak, “Mersin’de Dipsiz Lagünü, Göksu Deltası’ndaki Paradeniz ve Akgöl gibi lagüner alanlar var. Bunların tamamı, insan faaliyetlerinden kaynaklı ciddi risk altında” dedi. Çalıştay kapsamında bu risklerin detaylı şekilde ele alındığını ifade eden Prof. Ayas, sorunların temelinde aşırı kullanım ve kirliliğin bulunduğunu söyleyerek, “Risklerin temelinde aşırı kullanım var. Tarımsal ve kentsel faaliyetlerden kaynaklı kirlilikler, deniz sistemlerine ulaşıyor. Fiziksel, mikrobiyolojik ve kimyasal kirlilik önemli başlıklar arasında. Kuru dereler de önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Bu alanlar zaman zaman atık depolama alanına dönüşüyor ve yağışlı dönemlerde bu atıklar denize taşınarak, ekosistem açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor” diye konuştu. Çözüm önerilerinin de çalıştay kapsamında tartışıldığını ifade eden Prof. Ayas; arıtma sistemlerinin güçlendirilmesi, kuru dere yataklarının temizlenmesi ve kirliliğin kaynağında önlenmesi gibi başlıkların öne çıktığını dile getirdi.

    Dr. Tezcan: “Mavi Ekonomi, denize dayalı tüm ekonomik sektörleri kapsayan bir kavram”

    ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ise çalıştay kapsamında ele alınan ‘Mavi Ekonomi’ kavramına dikkat çekerek, bu yaklaşımın denize dayalı tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığını söyledi. Dr. Tezcan, “Mavi ekonomi dediğimiz kavram; denize dayalı, dolaylı ya da dolaysız tüm ekonomik sektörleri kapsayan bir kavram. Buradaki ‘mavi’ kelimesi, denizden geldiği kadar sürdürülebilirlik kavramını da içeriyor. Yani tüketmeden, sürdürülebilir bir ekonomi anlayışını ifade ediyor” dedi.

    Mersin, Adana ve Hatay’dan katılımcıların birlikte değerlendirmeler yaptığını belirten Dr. Tezcan, bölgenin mavi ekonomi açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu söyleyerek, “Bölge bu gücünü liman kentlerinden alıyor. Mersin ve İskenderun Limanı gibi önemli limanlar ve tanker taşımacılığı, bölge için önemli bir ekonomik potansiyel oluşturuyor. Mersin’in narenciye üretiminde Türkiye’de öne çıkan illerden biri olması,  Adana ve Hatay’ın da tarımsal üretimde güçlü iller arasında yer alması, bu sektörlerin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

    Dr. Güler: “Kıyı yönetiminde yerel yönetimlerin daha fazla söz sahibi olması gerekiyor”

    İzdeniz Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler; Türkiye’de kıyı alanlarına yönelik ilginin giderek arttığını, ancak bu alanların yönetiminde ciddi sorunlar bulunduğunu söyledi. Kıyı alanlarının yönetiminde yerel yönetimlerin yeterince söz sahibi olmadığını vurgulayan Dr. Güler, “Türkiye’de kıyıya olan ilginin; ekonomik, turizm ve başka faktörleri de içeren çok çeşitli nedenleri var. Ama bütün bu alanların, çoğu zaman halkın göz ardı edilerek kullanıldığını ya da planlandığını görüyoruz. Yerel yönetimlerin de maalesef bu konuda hem yasal hem de yönetsel anlamda söz hakkı oldukça sınırlı” dedi.

    Türkiye’de kıyı bölgelerinde yaşayan insanların, alınan kararlara dahil edilmesi gerektiğini belirten Dr. Güler, planlı bir kıyı yönetimi anlayışına ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin bütün kıyılarında yerel yönetimler ve o bölgede yaşayan insanlar var. Bu nedenle bütünleşik kıyı alanları yönetiminin oluşturulması ve yerel yönetimlerin bu süreçte daha fazla söz sahibi olması gerekiyor” diye konuştu.

    Dr. Aslan: “Deniz alanlarının daha aktif kullanılması yönünde tartışma yürüttük”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deniz Hizmetleri Müdürü ve Türkiye Belediyeler Birliği Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi Dr. İlker Aslan, atölye çalışması kapsamında mavi ekonomi konusunun ele alındığını belirtti. Mersin’in liman kenti olmasının önemli bir avantaj olduğunu belirten Dr. Aslan, “Bizim çalıştığımız masanın konusu mavi ekonomi ve Mersin’e ve çevre illere gelir getirici faydalar üzerineydi. Mersin’in özellikle bir liman kenti haline gelmesi ve deniz alanlarının daha aktif kullanılması yönünde tartışma yürüttük. Altyapı sorunları ve bunların nasıl iyileştirileceğiyle ilgili gerek raylı sistem ulaşımı, gerekse de kara ulaşımının daha aktif kullanılması gerektiğini konuştuk” dedi.

    Gökduman: “Yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki yetki kargaşalarını ele aldık”

    Şehir Plancıları Odası Mersin İl Temsilcisi Yağmur Gökduman, Kıyı Kentleri Çalıştayı’nın ilk oturumunda, Türkiye Belediyeler Birliği katılımcılarını dinlediklerini ve konuyla ilgili yereldeki durumların aktarıldığını anlattı. Ardından atölye çalışmalarına geçildiğini kaydeden Gökduman, “Atölyede genel olarak, yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki yetki kargaşaları üzerine tartıştık. Kıyının kullanma hakkının kimde ve kimler tarafından yapıldığı, plan kararlarının nasıl yönlendirilmesi gerektiği konularını tartıştık. Mevzuattaki açıklar, hatalar veya net yorumlanması gereken konular üzerine konuştuk” ifadelerine yer verdi.