Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    “Mersin güçlü bir üretim, lojistik ve ihracat merkezidir”

    MÜSİAD Mersin Şube Başkanı

    MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin’de üretici, sanayici, ihracatçı, lojistik firmaları ve hizmet sağlayıcılar arasında daha güçlü bir ticari iş birliği ağı kurulmasının önemine dikkat çekerek, “Mersin’in üretim kapasitesi, kentte faaliyet gösteren işletmeler arasında geliştirilecek tamamlayıcı iş birlikleri sayesinde daha da ileri taşınmalıdır. Şehir içinde güçlü ekonomik bağların kurulması, maliyetlerin azaltılmasına, iş hacminin kentte kalmasına ve yerel ekonominin daha dirençli bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Haziran ayı itibarıyla açıklanan güncel ekonomik verilerin Mersin’in üretim, ihracat ve lojistik alanlarında önemli bir kapasiteye sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, bu ekonomik büyüklüğün kent içerisinde daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Kayan, MÜSİAD’ın temel prensiplerinden biri olan ticarette ortak hareket etme anlayışının, Mersin ekonomisinin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından yol gösterici nitelik taşıdığını vurguladı.

    Son dış ticaret verilerinin Mersin ekonomisinin ulaştığı düzeyi açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Kayan, TÜİK ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan geçici dış ticaret verilerine göre Mersin’in 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 2 milyar 248 milyon 811 bin dolar ihracat, 2 milyar 685 milyon 113 bin dolar ithalat gerçekleştirdiğini ifade etti. İhracat ve ithalat toplamından oluşan dış ticaret hacminin 4 milyar 933 milyon 924 bin dolara ulaştığını kaydeden Kayan, bu ekonomik hareketliliğin kentte faaliyet gösteren daha fazla işletmeye iş ve değer olarak yansımasının önem taşıdığını belirtti.

    “Mersin güçlü bir üretim, lojistik ve ihracat merkezidir”

    Mersin’in tarım, gıda, sanayi, tekstil, ambalaj, lojistik, depolama, dış ticaret ve hizmet sektörleriyle birbirini tamamlayan güçlü bir ekonomik yapıya sahip olduğunu ifade eden Kayan, kent ekonomisinin temel gündeminin artık yalnızca üretim yapmak olmadığını, üretim etrafında şekillenen tedarik, hizmet ve lojistik süreçlerinin de şehir içinde daha etkin biçimde organize edilmesi gerektiğini belirtti.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün Nisan 2026 verilerine göre Mersin Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında 5,09 milyon ton yük elleçlendiğini, aynı dönemde Mersin’in 168,03 bin TEU konteyner elleçlemesiyle Türkiye’nin önde gelen liman bölgeleri arasında yer aldığını belirten Kayan, “Mersin yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda taşıyan, depolayan, paketleyen, pazarlayan ve ihraç eden önemli bir ticaret merkezidir. Bu ölçekteki ekonomik hareketliliğin daha fazla Mersin firmasına gelir, iş hacmi ve büyüme fırsatı sağlaması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

    “Kent içi tedarik zinciri, maliyet baskılarına karşı stratejik bir araçtır”

    Kayan, yüksek enflasyon, üretim maliyetleri, enerji giderleri, lojistik harcamaları ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin işletmeler üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu belirterek, bu süreçte yerel tedarik ağlarının öneminin daha da arttığını ifade etti.

    Mayıs ayında TÜFE’nin aylık yüzde 1,71, yıllık yüzde 32,61 arttığını, Yİ-ÜFE’de yıllık artışın yüzde 28,93 seviyesinde gerçekleştiğini, ara malı fiyatlarında yıllık artışın yüzde 27,76, enerji fiyatlarında ise yüzde 31,45’e ulaştığını hatırlatan Kayan, maliyet yönetiminin işletmeler açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

    Kayan, “Günümüzde işletmeler açısından yalnızca satış yapmak değil, maliyetleri etkin şekilde yönetmek de büyük önem taşımaktadır. Bir işletmenin ihtiyaç duyduğu ürün veya hizmeti şehir dışından temin etmesi, nakliye, zaman, operasyon ve finansman maliyetlerini artırmaktadır. Buna karşılık aynı ürün veya hizmetin Mersin’de temin edilebilmesi, hem işletmelere hem de kent ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

    “Mersin’deki işletmeler birbirlerini daha yakından tanımalıdır”

    Mersin’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda güçlü işletmenin bulunduğunu belirten Kayan, üreticilerden ambalaj firmalarına, lojistik şirketlerinden yazılım geliştiricilere, gıda sanayicilerinden tekstil üreticilerine, makine ekipmanı sağlayıcılarından depolama hizmeti sunan işletmelere kadar geniş bir ekonomik ekosistemin mevcut olduğunu ifade etti.

    Bu ekosistemin yeterli düzeyde etkileşim içinde olmadığını dile getiren Kayan, “Mersin’de birçok işletme ihtiyaç duyduğu ürün veya hizmeti şehir dışından temin etmektedir. Oysa aynı ürünleri üreten veya aynı hizmetleri sunan çok sayıda yerel işletmemiz bulunmaktadır. Firmaların birbirlerini daha iyi tanımaları, yerel ticaretin gelişmesi açısından temel bir gerekliliktir” şeklinde konuştu.

    “Yerel tedarik ağı, ekonomik değerin kent içinde kalmasını sağlar”

    Kent içi tedarik zincirinin yalnızca işletmeler arası ticari ilişkiler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kayan, bu yapının Mersin’in ekonomik dayanıklılığını artırabilecek stratejik bir kalkınma modeli olduğunu ifade etti.

    Kayan, “Bir işletmenin ihtiyaçlarını Mersin’den karşılaması yalnızca maliyet avantajı sağlamaz, aynı zamanda başka bir yerel işletmenin gelir elde etmesine, istihdamın desteklenmesine ve sermayenin kent içinde kalmasına katkıda bulunur. Ekonomik kaynakların şehir içinde dolaşımı arttıkça yerel ekonomi de güç kazanır. ‘Mersin’in değeri Mersin’de kalmalı’ yaklaşımımızın temelinde bu anlayış yer almaktadır” dedi.

    “KOBİ’lerin büyük ölçekli firmaların tedarik zincirlerine entegrasyonu güçlendirilmelidir”

    Yerel tedarik zincirinin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kayan, Mersin’deki KOBİ’lerin büyük üretici, ihracatçı ve sanayi kuruluşlarıyla daha güçlü iş ilişkileri geliştirmesi gerektiğini söyledi.

    Kayan, “Büyük ölçekli firmaların ihtiyaçları ile KOBİ’lerin üretim ve hizmet kapasiteleri etkin biçimde eşleştirildiğinde kent içinde güçlü bir ekonomik döngü oluşacaktır. Bu model, KOBİ’lere yeni pazar fırsatları sunarken büyük firmaların tedarik süreçlerini de daha verimli hale getirecektir. Mersin’in gerçek gücü, işletmelerin birbirlerini rakip değil, tamamlayıcı paydaşlar olarak görmeleriyle ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Kent içi ticaret envanteri oluşturulmalıdır”

    Mersin’de faaliyet gösteren işletmelerin üretim, hizmet, kapasite ve tedarik yetkinliklerini görünür kılacak kapsamlı bir ekonomik envanter çalışmasına ihtiyaç bulunduğunu belirten Kayan, kent içi ticaret haritasının hazırlanmasının önemli bir adım olacağını ifade etti.

    Kayan, “Hangi işletmenin ne ürettiği, hangi hizmetleri sunduğu, hangi sektörlere çözüm geliştirdiği ve hangi kapasiteyle faaliyet gösterdiği güncel ve erişilebilir biçimde ortaya konulmalıdır. Kentin ekonomik envanteri ne kadar güçlü oluşturulursa, işletmeler arasındaki iş birliği de o ölçüde kolay gelişecektir. Mersin’in üretim birikimini, tedarik kapasitesini ve hizmet yetkinliklerini ortak bir platformda buluşturmalıyız” dedi.

    “Mersin’in başarısı ortak kazanımlarla mümkün olacaktır”

    Mersin’in ekonomik potansiyelinin ortak akıl, iş birliği ve güven esasına dayalı ticaret anlayışıyla daha ileri seviyelere taşınabileceğini vurgulayan Kayan, yerel tedarik zincirinin kentin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

    Kayan, “Mersin’in sürdürülebilir başarısı, tüm paydaşların birlikte değer üretmesiyle mümkün olacaktır. Kentin üreticileri, sanayicileri, ihracatçıları, lojistik firmaları, esnafı ve hizmet sağlayıcıları aynı ekonomik yapının ayrılmaz parçalarıdır. Bu yapıyı güçlendirdiğimizde yalnızca işletmeler değil, şehir ekonomisi de büyüyecektir. İş hacmi kentte kalacak, istihdam artacak, maliyetler azalacak ve Mersin’in rekabet gücü yükselecektir. MÜSİAD’ın ticarette ortak hareket etme anlayışı da bu noktada büyük önem taşımaktadır. Mersin’in üretim gücünü, yerel işletmelerin iş birliği ve ortak hareket kültürüyle daha ileri taşımak durumundayız” ifadelerini kullandı.