Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi DEHUKAM ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) iş birliğiyle “Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu” düzenlendi. 3-4 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyum her iki gün 09.30-18.00 saatleri arasında yapıldı.
Programda limanların hukuki yapısı ve geleceğine ilişkin kritik başlıklar ele alındı. Sempozyumda; Liman diplomasisi Akıllı limanların hukuki etkileri Yeşil limanlar ve deniz çevresinin korunması Deniz emniyeti ve güvenliğikonuları masaya yatırıldı.Etkinliğe kamu idarecileri, büyükelçiler, liman işletici kuruluş temsilcileri, hat temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

TONGUÇ: “LİMAN HUKUKİ BİR EKOSİSTEMDİR”
Sempozyumun açılışında konuşan MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, limanların sadece fiziki altyapıdan ibaret olmadığını vurguladı.Tonguç, “Limanı gerçekten işler hale getiren kuralların, yetkilerin, sözleşmelerin ve uluslararası standartların birlikte çalıştığı büyük bir hukuki ekosistemdir. Liman, ulusal egemenlik ile uluslararası ticaretin, kamu otoritesi ile özel işletmeciliğin, hız ile güvenliğin kesiştiği yerdir” dedi.
Tonguç, limanların hukuki rejimini öne çıkaran 3 başlığa dikkat çekti:
Dayanıklılık ve Öngörülebilirlik: Küresel ticaretteki belirsizlikler nedeniyle limanlardan krizlere dayanıklı, şeffaf ve kesintisiz hizmet bekleniyor.
Dijital Dönüşüm: Akıllı limanlar, yapay zeka ve otonom sistemlerle birlikte veri güvenliği, siber güvenlik ve sorumluluk konuları önem kazanıyor.
Yeşil Dönüşüm: Karbonsuzlaşma hedefleri, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk artık bugünün gündemi.
“Mersin Liman İşletmeciliği için iş sağlığı ve güvenliği tüm kararların başlangıç noktası” diyen Tonguç, “Hedefimiz terminalimizde bulunan herkesin güvenli biçimde görevini tamamlayıp evine sağ salim dönmesidir” ifadelerini kullandı.
CANATAN: “LİMANLAR ÜLKELERİN DÜNYAYA AÇILAN KAPILARIDIR”
MDTO Başkan Yardımcısı Bedii Canatan da limanların artık yalnızca yük elleçleme alanı olmadığını belirtti. Canatan, “Limanlar hukukun, kamu otoritesinin, teknolojinin ve çevresel sorumluluğun kesiştiği stratejik merkezlerdir. Bugün bir limanın rekabet gücü rıhtım uzunluğuyla değil, dijital altyapısı, çevresel performansı ve hukuki öngörülebilirliğiyle ölçülüyor” dedi.
Canatan, otonom gemiler, yapay zeka, blockchain ve yeşil dönüşüm gibi gelişmeler karşısında hukukun geride kalmaması gerektiğini belirterek, “Geleceğin limanlarını yalnızca yeni teknolojilerle değil, bu teknolojilerin ihtiyaç duyduğu yeni hukuk anlayışıyla birlikte tasarlamak zorundayız” diye konuştu.

ÖNEL: “LİMAN HUKU ÇOK DİSİPLİNLİ BİR ALAN”
DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Önel ise limanların küresel tedarik zincirleri, enerji güvenliği ve çevre politikalarının merkezinde yer aldığını söyledi.
“Bugün liman hukukundan söz ettiğimizde uluslararası hukuktan çevre hukukuna, iş hukukundan bilişim hukukuna kadar uzanan çok disiplinli bir alandan bahsediyoruz” diyen Önel, Deniz Mekansal Planlaması’nın da limanların geleceği için kritik olduğunu vurguladı.
Önel, deniz milli parkları gibi çevreci adımların, seyir serbestliğini koruyarak “koruma ve kullanma” dengesini gözettiğini de sözlerine ekledi.Sempozyumda akademi, kamu ve sektör temsilcilerinin bir araya gelmesiyle limanların hukuki geleceğine dair uluslararası iş birliği ve yeni mevzuat önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.


